Hayy bin Yakzan

Yazar(lar): İbn Tufeyl
Çeviren(ler): Mehmet Hakkı Suçin

İlk Yayın Yılı: 2021

Hayy bin Yakzan… Hay bin Yakzan.
Kaç kere bu ismi tekrar etsek her seferinde büyülenmiş gibi oluruz. İbn Tufeyl sanki daha baştan bu ismi vererek hem onu ölümsüzleştirmiş hem de benzerlerinden ayrıştırmıştır.
Benzerlerinden söz ettik ama o aslında tam bir benzersizdir. İlk olmak ve bu ilklikle sonsuza göz kırpmayı başarmıştır. Endülüs'ten doğuya ve batıya ebedi bir göz kırpıştır bu.
Orta Çağ tam da insanlığın kendi yönünü aradığı karanlık ile aydınlık isteği arasında çırpındığı bir dönemdir. İbn Tufeyl, dönemindeki kısır tartışmaların ötesine geçerek adeta insana yeni bir başlangıç düşüncesi önerir. Felsefi içeriği tabiat ile örüldüğü kadar saf dini duyuşun izleriyle doludur. Oto-didaktik karakteri, insana kendisi olma yollarını kurgu yoluyla da gösterir. Bir yeniden ve sürekli oluş hikayesidir Hayy bin Yakzan.
Akıl ile duygu, tecrübenin ipeğinde yepyeni bir evrensel maya kazanır. Bu öz daha sonra Batı düşüncesini de kolaylıkla etkileyecek, Spinoza, Leibniz, Rousseau gibi filozoflarda sürek kazanacaktır.
Bu ölümsüz eser bir kez daha Arapça aslından, Mehmet Hakkı Suçin çevirisi ile bir kez daha bizi kucaklıyor.
Hayy bin Yakzan, sonsuz seslenişine bir seviye daha katıyor.

İlgili Yazılar

Bin Yıllık Bilmece: Hayy bin Yakzan

Suçin’in daha önce (İşte Budur Benim Adım başlıklı) Adonis çevirisini okumuş ve onu güvenilir bir çevirmen olarak bellemiştim çünkü hiç de basit olmadığı…

Devamını Oku →

Hayy Bin Yakzan’ı Bir Edebî Eser Olarak Okumanın İmkânı

"Mehmet Hakkı Suçin’in “Hayy bin Yakzan” çevirisiyle, eseri edebî bir zevkle okuma imkânına kavuşmuş olduk. Üstelik metin olabildiğince yalın, yani…

Devamını Oku →