TRT yapımcısı Kurtuluş Özyazıcı, Mehmet Hakkı Suçin’in çevirdiği bir kaç eserden yola çıkarak çevirmenlik yolculuğunu kendisiyle konuştu.
TRT yapımcısı Kurtuluş Özyazıcı, Mehmet Hakkı Suçin’in çevirdiği bir kaç eserden yola çıkarak çevirmenlik yolculuğunu kendisiyle konuştu.
“Shibli’nin yüz sayfayı bulmayan Küçük Bir Ayrıntı romanını bir yıl arayla iki kez, önce İngilizce çevirisinden, sonra Türkçe çevirisinden okudum. İkinci okuyuşumda romanın anlattığı olay(lar)dan ziyade, Shibli’nin bu olay(lar)ı anlatırken ifrattan kaçınması, hatta yer yer tefridin eşiğinde durabilmesi üzerine düşündüm. Elisabeth Jaquette’in çevirisi gibi Mehmet Hakkı Suçin’in çevirisi de[2] okumayı zorlaştırmayan akıcı bir metin. Fakat Shibli’nin dili nasıl süzdüğünü daha iyi anlayabilmek, kelime tercihlerini takip edebilmek için bu metni Arapça aslından okuyabilmeyi isterdim.” YASEMİN ÇONGAR’ın kaleminden.
“Hacmen birbiriyle eşit iki ayrı anlatıdan oluşan, Mehmet Hakkı Suçin’in muazzam çevirisiyle okuduğumuz Küçük Bir Ayrıntı’nın ilk bölümünde, 9 Ağustos 1949 günü Nakab Çölü’nde konuşlanmış bir askerî kampta dört gün içinde yaşananlar, üçüncü tekil şahıs kullanılarak, müfrezenin başındaki subay açısından anlatılır. Metin daha ilk paragraftan asıl meselesini açık eder: “Bu tepelerde fark edilebilen tek ayrıntı, eğim ve sapaklarda amaçsızca kıvrılan, kuru aptesbozan otlarıyla, tepeleri benek benek kaplayan taşların ince gölgelerinin nüfuz ettiği gevşek sınırlarıydı.” (s. 9). ALARA ÇAKMAKÇI’nın yazısı.
TRT yapımcısı Kurtuluş Özyazıcı, Türk edebiyatının diğer dillerdeki yolculuğunu Mehmet Hakkı Suçin ile konuştu. 22 Ekim Cuma Radyo-1’de yayınlanan dinlemek için tıklayınız.
Adania Shibli’nin romanı ‘Küçük Bir Ayrıntı’ için inci gibi, mücevher gibi demek isterdim klişe pahasına da olsa, fakat okuduğunuzda sizi de hemen içine alacağı gibi, bir dehşet durumunu gündeliğin bir parçası olarak metne yerleştiren yapısıyla, ancak ve sadece ‘taş gibi’ diyebilirim.
“Küçük Bir Ayrıntı” adlı kitabında tarihte gizli kalmış bir hikâyenin peşine düşen kadının yolculuğunu anlatan Filistinli yazar Adania Shibli, ‘dil’ üzerinden yaşananları sorguluyor. Yazar “Adalet ve özgürlük hiçbir yerde yokken Filistin’e neden gelsin!” diyor
“Shibli çok dil konuşuyor ama -ana dili olan- Arapça yazıyor. Arap Dili ve Edebiyatı öğretim üyesi ve çevirmen Mehmet Hakkı Suçin’in çevirdiği romanı yaklaşık bir saatte okudum, bitince bir süre oturduğum yerde kaldım. Bu kadar kısa bir romanı bu kadar güçlü kılan nedir, diye düşündüm. Sonradan öğrendim ki bu kısa roman aslında tam 12 senede yazılmış.” SİBEL ORAL’ın Shibli’yle özel röportajı.
Bir yeniden ve sürekli oluş hikayesidir Hayy bin Yakzan. Akıl ile duygu, tecrübenin ipeğinde yepyeni bir evrensel maya kazanır. Bu öz daha sonra Batı düşüncesini de kolaylıkla etkileyecek, Spinoza, Leibniz, Rousseau gibi filozoflarda sürek kazanacaktır. Bu ölümsüz eser bir kez daha Arapça aslından, Mehmet Hakkı Suçin çevirisi ile bir kez daha bizi kucaklıyor. Hayy bin Yakzan, sonsuz seslenişine bir seviye daha katıyor.
Filistinli yazar Adania Shibli (Adeniyye Şibli)’nin “Küçük Bir Ayrıntı” adlı romanı Can yayınları etiketiyle yayımlandı.
İslam öncesi Arap şairlerinden biri olan el-Âşâ, bugün Suudi Arabistan’ın Riyad kentine 70 km uzaklıkta olan Yemame’ye bağlı bir köyde dünyaya gelir. Şiirlerini şarkı formunda söylediği için kaynaklarda Sannâcetu’l-Arab (Arapların Simbali) olarak da anılır. Rivayetlere göre 629 yılında öldüğü tahmin edilir. Bazı rivayetlerde bu şiir “Yedi Askı” dışında kalan üç muallakadan biridir. el-A’şâ’nın muallakası ilk kez Türkçeye çevrilmiş olmaktadır.
llk sayısı 15 Şubat’ta Gazete Duvar’da yayımlanan ve kısa sürede on binden fazla okura ulaşan mevsimlik şiir dergisi “Kod Adı: Maske 2021”in yeni sayısı dağıtım sponsoru Gazete Duvar üzerinden ücretsiz indirilebilir.
İslamer tarafından düzenlenen “Çeviribilim Perspektifinden Kur’an-ı Kerim Meâli” semineri merkezin YouTube sayfasında canlı yayınlandı.
Uluslararası İslami İlimler Araştırma Merkezince düzenlenen seminerler çerçevesinde Mehmet Hakkı Suçin’in “Çeviribilim Perspektifinden Kur’an-ı Kerim Meâli” başlıklı semineri bugün (28.03.2021) Saat 19.30’da.
Suçin has translated four collections by Darwish into Turkish, in addition to other works from a range of eras and styles, including eleventh-century belletrist Ibn Hazm, early twentieth century Lebanese poet and writer Kahlil Gibran, and acclaimed contemporary poets Adonis and Muhammad Bennis. Suçin’s most recent translation is Darwish’s Badem Çiçekleri Gibi yahut Daha Ötesi. He answered a few questions about translating Darwish.
Gözlerin iki hurma ormanıdır seher vakti
Ya da ay ışığının uzaklaştığı iki balkon
Gözlerin gülünce yapraklanır üzüm bağları
Bir nehrin üstünde gezinen ay gibi
Kitabın başında Fransa’da yaşayan Lübnan asıllı şair Adonis’in bir “sunuş” yazısı yer alıyor. “Cahiliye Şiirini Okumak” başlıklı yazı, aslında Mehmet Hakkı Suçin tarafından Adonis’in rızasıyla metinlerinden derlenmiş. Suçin, Adonis’in “Mehmet her şeyim senin” diyerek onay verdiğini dile getiriyor.
Yazarken ve çevirirken şelale sesi, kuş sesleri, deniz dalgası gibi doğaya ait sesler dinlemeyi tercih ederim. Bu yazıya daha fazla odaklanmamı sağlar. Dünyanın her köşesinden otantik müzikleri severim.
“Dışarı çıktık birlikte yürüdük kumlarda
İzlerimizi siliyordu abiyesinin nakışlı etekleri
*
Kum tepeleri serpiştirilmiş bir düzlüğün içine daldık
Geride bıraktık kabilenin meydanlarını” (İmruul-Kays)
Marcia Lynx Qualey, Türkçede yeni yayımlanan “Badem Çiçeği Gibi yahut Daha Ötesi” kitabından yola çıkıp çevirmeni Mehmet Hakkı Suçin’le Mahmud Derviş ve şiirini Cumhuriyet Kitap okuyucuları için konuştu.
Mahmud Derviş’in Badem Çiçeği Gibi yahut Daha Ötesi kitabı, önceki şiir kitaplarından birçok açıdan farklılıklar arz etmektedir. İlk baskısı 2005 yılında yayınlanan kitapla birlikte Mahmud Derviş’in yüksek sesli dizeleri yerini gerek biçim gerekse içerik bakımından farklı bir şiir anlayışına terk etmiştir.
Sevdin diye kınıyor beni aşk nedir bilmeyenler
Konuşmuşlar susmuşlar ne önemi var?
*
Umurumda olmaz ayıplamaları beni aşk için
İster yüzüme konuşsunlar ister köşelerde fısıldaşsınlar
Nâzım Hikmet’in Arapçaya çevrilen şiirlerinin ve Hikmet’e yazılan mersiyelerin nicelik ve nitelik bakımından değerlendirildiği konferansın moderatörlüğünü Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölüm Başkanı Jonathan Ross üstlendi.
Arap şiirinden şiir göğüne yükselen iki yıldız, Mahmud Derviş ile Adonis, ilk kez çevrilen kitapları ‘Atı Neden Yalnız Bıraktın’ ve ‘Belli Belirsiz Şeyler Anısına’ ile bir kez daha karşımızda.
Atı Neden Yalnız Bıraktın kitabı, masalsı bahçesinde at, kuyu, anne, baba, yasemin, laciverttaşı, çit, ateş, kül, çöl ve denizi bir arada resmeden, içinde büyük Filistin direnişinin unutulmaz kesitlerinin kayıtlı olduğu görkemli bir şiir evi.
Çoğu zaman kapalı ve zaman zaman da sürrealist düzyazı şiirlerini içeren Belli Belirsiz Şeyler Anısına bizi “eve ulaştıran iz”dir Adonis için. Yol boyunca gördüğü her şeydir. Hiçbir şeyin bu izin dışında kalmasını istemez şair.